Vay be! Son 3 günü işte koskoca 2010 yılının, yani neresinden başlasam şimdi anlatmaya? Hangi günleri anmaya çabalasam ve sıralasam bir bir hakikaten bilmiyorum. Bugün hele bu gece sanki koskoca 362 günün ağırlığı üstümde gibi, kolumu kanadımı kaldıracak halim yok. Boynumda bir tutulmuşluk havasıdır gidiyor hem de, niye ki? Hem yeni yıla böyle girilir mi?
Diyoruz ya yeni yıl, yeni heyecan, yeni kararlar, yeni insanlar, yeni fırsatlar, yeni iş, yeni başarılar, yeni bir insan...yenilikçilik tutturmuşluğu işte ne olsun. Sanki 31 Aralık sonu ile 1 Ocak sonu arasında geçen 1 günde her şey sihirli değnekle yenilenmiş gibi, öyle derin, öyle oksijeni bol bir nefes alıyoruz ki geçen koca 1 seneden eser kalmamışcasına, taze adımlarımızı gürül gürül atmaya tarifsiz bir cesaretle başlıyoruz. Herkese olur mu böylesi? Bilmem, belki de bana öyle geliyor.
3 senedir, sene sonu gelmeden alıyorum kağıdı kalemi elime ve başlıyorum yazmaya hedef ve hayallerimi ki zaten onlar birbirlerini besliyorlar. Yıl sonu geldiğinde de gelecek yıla dair olanları kaleme almadan başlıyorum okumaya bir önceki yıl döktürdüklerimi kağıda... Alçaktan süzülmüyorum, bildiğin uçuyorum. :) Bu sene de yaptım ve geçen yıl yazdıklarımı okudum heyecanla, ne enteresandır ki unutmuşum yazdıklarımın çoğunu farkedince tuhaf hissettim kendimi, bunları ben mi yazdım ne zaman yazdım ne iyi yazdım ne saçma yazdım diye küçük eleştiriler bile konduruyorum kendime. Merak eden varsa söyleyeyim, her sene başka başka hayal ve hedeflerle dolduruyorum beyaz sayfamı. Bu yıl sanki yazdıklarımın arasından bazılarını seçmişim de gerçekleştirebilmişim gibi bir sonuç çıkardım. Çok hoşuma gitmedi vardığım bu sonuç, yani hani insan ne istediğini bilmeliydi? Hani yazmalıydı, söylemeliydi özgürce? İşte bazen şans yüzüne tatlı tatlı gülümsüyor bazen de neye benzediği bilinmez garip kahkahalar atıyor. Olsun! Ben 2011' den çok çok umutluyum.
Söyledim ona, senden dedim, her bir ayından ayrı ayrı çok istediğim şey var... Hızıma yetişebilecek misin? Bilmiyorum, işin zor :) Henüz sözde kaldı içimden dışa vurduğum düşünceler, ama sen sen ol hep kağıdı kalemi eline al YAZ, doya doya. Söz uçar, yazı kalır dedikleri vardır ya, çok doğru. Belki içinden geçenleri yazılı görmek daha da inançlı kılar seni hayal/hedeflerinin istediğin gibi bir sonuca ulaşacağına dair...
Deli divane işim var tamamlanacak yıl bitti onlar bitmiyor. :) Ama aklımdan geçenleri yazmasaydım da olmayacaktı YAZdım, dedim bugünü de yakayım; yarın tüm seneyi kurtarırım!:D
20 KASIM 1901
14 yıl önce
