İzleyiciler

3 Ekim 2010 Pazar

Bir çılgınlık yaparım, aklın şaşar!




Tövbe tövbe estağfurullah... Bi de konuşsa gülerim ha ha!... Sıla ve Ozan Doğulu'nun diyoloğunda kaybolmuşken bir an duraksadım. Gidip saçlarımı mı kestirsem kısacık? Çeksem stilettolarımı ayağıma, en trendy skinny jeanlerimi giyip, bol t-shirtümle uydurup, takıştırsam takılarımı ve atsam şöyle bir havamı sokaklarda, yarı güneşli, yarı bulutlu, dahası soğuk havada... Niye takıldım ki şimdi durduk yere böylesi süs püs merakına? Yok canım, canım manım sıkkın falan değil, hiç de değil!

Filmekimi 10' a istediğim hiç bir filme (Mutluyum Devam Et, NY I Love You, Somewhere , Gümmm) bilet bulamamışken -ki sadece satışların 2. günündeyiz- , kombine bilet alıp eski Galata Köprüsünde gerçekleşen IDW' ye bile gidememişken, maillerin içinde boğulup maillere cevap bile veremezken daha ne olması beklenirdi ki? Filmekimine bilet alayım bir an önce diye biletix.com a girmemle çıkmam bir oldu hangi filme baksam Tükendi uyarısı ile karşılaşınca attı tabi tepem, genelde böyle durumlarda ek seanslar koyarlardı dur şu iksv.org/filmekimi ne bakayım dedim, demez olaydım manzara;  
( http://www.iksv.org/filmekimi_2010/  ) vahim...Gidilmez 24:00 seanslarına yani gidilir de dönülmez eve, zor.

Tabi geldi çıldırma Ekimi... Oysa ki ne de güzeldi herşey 2-3 saat öncesine kadar, neden mi?

Geçen haftasonu Pazar dostlarla yapılan bir Hisar kahvaltısında keşfettim Lokma'yı ne şeker, ne leziz bir mekandır orası. İnsanın içine buz gibi havalarda bile yaz sıcaklığını taşım taşım doldurası geliyor vallahi. Aklımda uzun zamandır olup da yapılacaklar listesinden bir türlü silemediğim kahvaltıyı sonunda Rumelihisarında tamamladım. Candan, halden anlayan, değer bilen, karşılıksız seven dostlarla... Demem o ki arkadaşlarla geçirilen her dakika ayrı kıymetli, değer kadir kıymet bilmeyi unutmamalı.

Boğaz ağrısına bu Pazartesi itibariyle yenik düştüm, içtim Adaçayı’nı, limonlusunu, Ekinezyalı’yı ve Ayvalı Ihlamur’u, her türlü derde deva bitki çayını tükettim denedim evet ilk gününde çok kuvvetli acıyı sökmüyor ama hafifletmeye yardımcı, onlarsız olmuyor, tedavi ediyor hissiyatı yeter! J O akşam Duygu’nun doğum günü ve Özge’nin vedası münasebetiyle attım kendimi ateşli ateşli yollara, iyi ki gitmişim onlarla Ara Cafe’de 2 çift laf etmeden dönseydim eve daha da hasta olurdum. Hem Duygu’nun tavsiyesi Hint Çayı’ydı içtim ki, zencefilli sütlü pek hoş içimli bir hasta içeceği tercihi oldu bana, ŞTO tabi...

Cuma akşamı da yine dostlarla birlikte yapılması gereken keyifli aktivitelerden birindeydim, Bowling Turnuvasına katıldım Korukent Cosmic Bowling’te, diyebilirim ki kelimenin tam anlamıyla hayatımda ilk defa bu kadar düşük bir skor yaparak rezil oldum, sondan birinci olmak ne demekti o an hatırladım: Skor: 35... O gün karar aldım, acilen bowling antrenmanlarına başlanmalı ve daha sık bu spora zaman ayrılmalı :) Yıllar önce Fenerbahçe’de Piramit’te başlamıştım bowling oynamaya, orası kapandığından beri de arada bir Kadıköy’de arada bir de Profilo’da oynuyorum en fazla işte. Fark ettim ki neredeyse 1 yıl olmuş elime bowling topu geçmemiş, ne strike ne spare yapmışım, lanelerin yolunu unutmuşum, akıllandım.

Ha bir de TomTom Sokağa açıldığından beri defalarca önünden geçmiş olmama rağmen ilk defa geçen akşam uğradım. Asmalımescit çocuğu oldum son zamanlarda, oralardan çıkmıyorum pek de o akşam işte Aslı’nın vedasında İndigo'da tartışmaya çok açık bir Mojito çeşidini deneyerek geceye devam ettim, öncelikli tercihim "We" nin menüsündeki Sıcak Çikolataydı, hastalıktan sebep içki içmeyeyim dedim, baktım, malesef bu saatte  SÇ servisi yapamıyoruz denince, dayanamadım vurdum kendimi Mojito'ya... Hem de Melon&Cucumber ikilisinin yeşillendirdiği bir çeşidiyle:) Açık konuşuyorum ki n-olmamış, Karpuzlu ve Satsumalı'da da aklım kalmadı değil hani?!

Bu haftasonu da aylardır gitmek isteyip de gidemediğim Moda'nın sufleleri efsane mekanı Suffle'de aldım soluğu... Moda'da Dondurmacı Ali Usta'yı bilmeyen yoktur sanırım, Ali Usta'yı alıyoruz sağımıza ve sağa doğru kıvrılan yoldan devam ediyoruz yürümeye, bir bakıyoruz ki sağımızda küçük, sevimli ve sıcak havasıyla Suffle Cafe :) İlk gidişimde Frambuazlı çikolatalısından yemiş, yanında parmaklarımı da götürmeden edememiştim, dün de aynı heyecan ve merakla Tarçınlı kahveli sufleyi indirdim afiyetle mideye, tabi ki Şiddetle Tavsiye Olunur! (ŞTO) Uğramadan Moda'dan ayrılmayın derim...

Geldik bugüne, kavun içi renkli Essie ojelerimi sürdüm, siyah tüllü yarım eldivenlerimi taktım, oturdum evimde düşündüm ne yapsam diye :) çokça müzik dinledim şu an olduğu gibi (şu an Murat Dalkılıç dinliyorum Kıyamadım İkimize çalıyor akustik şarkıları sevmekten asla vazgeçmicem!) Powerturk’ü hiç bu kadar uzun süreli açık bırakmamıştım ve evet yeni şarkılar keşfettim aslında Hande Yener'den Uzaylı o kadar da kötü değilmiş ve Yonca Lodi'den Düştüysek Kalkarız da ayrı güzel dinleniyor, klibi de izlemek lazım...
Müzik saygıdır değil mi? Mor ve Ötesinden Araf'ı bugün 10. dinleyişim ancak yok bıkamadım... dinlenilsin bolcasından, bir acıtıyor, bir akıllandırıyor!

Digiturk’te yayınlanan Project Runway tarzı bir yarışma bizim ülkemizde yapılmış mıydı, yok yapılmadı sanırım, bence o kesinlikle uyarlanmalı Türkiye'ye, gerçekten yetenek gerektiriyor ve çok yaratıcı insanlar yetişebilir ve onlara tarifsiz imkanlar sağlanıp, yeni kapılar açılabilir. Ne Dice Kayek’ler, Atıl Kutoğlu’lar, Bahar Korçan’lar büyüyordur da haberimiz yoktur. Tabi bizde koordine edici Heidi Klum kadar güzel bayan bulunur mu bilemem ama düşünmek lazım. Belki Ebru Akel, belki Şebnem Dönmez?

So You Think You Can Dance dediğimiz Amerika'nın harikalar yaratan ve çıkartan dans yarışmasının 7. sezona başladığını yeni öğrendim. 6 sezon boyunca yapılan programlardan 15 en iyi kareografi çıkartılmış, bugün denk geldim, tüm dansçılar çok başarılı tekrar tekrar izlenmeli... Şimdi yarışmacılardan Courtney&Mark ın en iyi 15’te 10. Geldiği videoyu linkliyorum.
Diğer 14 dans performansı da şu linkte belirtiliyor, ilgililerine J

Şimdiyse günümün en güzel anındayım, çikolata soslu kakaolu düğme kurabiyelerimi yiyor, Doğadan Altınyaprak çayımı yudumluyorum. Yok böyle bir keyif, geçti gitti tüm o çılgınlık fikri bişi bişisi...

Bir nefes alıp kendime gelmiş olabilirim, Sonbahar yapma etme bana böyle L

1 yorum:

Adsız dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.